Beden Dili Olarak Başımız

Beden dilinin en önemli kısmı baştır. Ancak şu önemli noktayı hatırlatmadan geçmeyelim: Cevap verilmesi gerekirken suskun kalınması, konuşulmaması da bir tür cevaptır ve yine bir tür beden dilidir.

Başımız, gövdemizin link hattıdır. Temel agılamalar baş sayesinde olur. Sebebi, beynimizin de başımızın kapsamında olmasıdır. Beyne gelen mesajlar radyo ve televizyon hatlarına veya cep telefonu hatlarına gelen mesajlardan çok daha hızlıdır, saatte 600km’ye yakındır.

Başımızda en önemli organımız da gözdür. Bu yüzden düzene girme vakti gelen gençler için “baş göz etme” deyimi kullanılır. Yine bir istek ve arzunun karşılanmasında “başım gözüm üstüne” deyimi doğu kültürlerinde yaygındır. Tüm bu deyiler beden dili olarak kullanılır. Baş ve göz bedenin heceleridir, beyin ise alfabesidir.

“Başıma gelmedik kalmadı”, “Başımı sokacak bir yer”, “Aman başım ağrımasın”, “Başını belaya sokma”… Bu deyimler, olaylar karşısında yaşananların ses diliyle ifadesidir. İnsanın kötü bir olayla karşılaşması, sığınacak bir yerinin olması, rahatsızlık verici bir durumla yüzleşmek istememesi, yalnızlık korkusu gibi duygular başka şekilde ifade edildiği gibi, zaman zaman göz ve el sözcükleri kullanılarakta ifade edilmiştir. Avuç açmak, gözü kalmak, el emeği göz nuru bunlardan bazılarıdır.

Başın aşağı yukarı sallanması hareketi toplumlara göre farklı anlamlar ifade edebiliyor. Doğu toplumlarında(Yakın Doğu) başın aşağı doğru sallanması onaylamadır, yukarı doğru kaldırılması ise rettir. Oysa bazı toplumlarda tam tersidir. Başın aşağı eğilmesi reddetmeyi, yukarı kaldırılması ise kabul etmeyi belirtir.

Siz konuşurken eğer karşınızdaki kişi başını hafifçe sağa veya sola yatırmışsa konuşmalarınızı dikkate dinliyor demektir. Eğer başka tarafa bakıyorsa, o an sizi dinlemiyordur veya konuşmalarınız muhattabınızın ilgi sahası dışındadır. Konuşmalarınız karşısında sizden farklı düşünen biri bakışlarını aşağı eğer, size kaş altından bakar. Bu sizi onaylamadığını gösterir.

Sağ elin göğsün üzerine götürülüp, başın yan duruşla ön tarafa eğilmesi ve “Evel Allah, sen o işi olmuş bil ağam” şeklinde ifade kullanılması genelde itaat içerir. Yalnız bu itaat, güç ve para karşısındaki itaattir.

Sağ elin dudaklar üzerine götürülüp, başın hafifçe ama seri bir şekilde öne arkaya sallanması tehtid içerir, “Ben sana gösteririm” ifadesidir.

Dinsel baş sallama genelde tarikatlarda ve eski çağ afrika toplumlarında yaşanır, gerçi halen bu bedensel hareket sürdürülmektedir. Bu durumun müzik konserlerindekinden bir farkı yoktur. Çünkü her ikisi de kendinden geçme amaçlıdır.

Rodin’in “Düşünen Adam” heykeli müthiş bir beden dili ifadesidir. Çenenin sağ avuç içerisine knması, çıplaklık ve öne eğik oturma şekli yalnızlık anlatır.

Bedenin alıcı rolündeki baş kısmı aynı zamanda şefkat butonudur. Hayvanlar ve insanlar fark etmez, miniklerin başı okşanır. Aşkın beden dilinde bu yaygındır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir