El Öpme Geleneği ve Saygınlık

Türk kütüründe İbni Haldun’un da ifade ettiği gibi büyük bir misafirperverlik vardır. Aslında beden dili yüzyıllardır gerek bizim toplumumuzda, gerek diğer dünya toplumlarında mevcuttur. İslamiyet’te salavatlaşma iki elle birlikte yapılır. Hristiyanlık’taki vaftiz olayı aynı şekilde bedensel bir ilahi yaklaşımdır. İslamiyet’te doğan çocuğun kulağına ezan okunması, tıpkı Hristiyanlık’taki gibi vaftiz örneğini temsil eder.

Dünya dinlerinin beden dili saygınlık olarak yer etmiştir. Kutsal bayramlarda el öpme geleneceği beden dilinin konuşuturulmasıdır. “Sana saygı ve sevgi duyuyorum.” anlamındadır. Bir de kudretli sanılan kompradorların yanında iki elin kilitlenerek öne sarkıtılması şeklinde bir duruş veya el öpme alışkanlığı vardır. Doğu toplumlarında ağanın eli öpülür. Bu, güce saygıdır aslında; daha fazla ileri gidildiğinde güce tapınmadır.

Öpmek saygı ifade ettiği gib, aşkın beden dili olarak da işlev görür. Yani dudaklar bir yandan saygıyı öperken, diğer yandan aşkı öper.

“El öpmekle dudak aşınmaz” atasözü toplumumuzda beden dilinin nevi şahsına münhasır özelliğini yansıtır. Çünkü batı toplumlarında böyle bir beden dili kullanılmamaktadır. Onlar saygılarını başka bir şekilde ifade etmektedirler.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir