Kalem O’dur ki… Maddeden Manaya

KALEM?Yazma ve çizme işlevlerini belirli şekillerde kâğıda aktaran nesne. Kalem denilince ağaçtan yapılan 20 cm uzunluğunda içine ince uzun kömür yerleştirilmiş bir obje düşer aklımızın bellek perdesine. Sonra kalem çeşitleri, keçeli tükenmez adı verilen ama tükenen ,boyamada kullanılan pasteller ,eskiden içine mürekkepler dolan dolma kalemler gelir akla..iptidai şekliyle narin tüyleri olan telekler,mürekkep okkaları divitler ve murassa hokkalar gelir aklımıza.. Bu kadar çeşide rağmen sanki kurşun kalemlerin aziz bir duruşu vardır yazmak isteyenlere. Bu iş benim işim der gibi , muallim asaleti vardır. Her yeni beraberinde kolaylığı taşıdığı gibi başka seyleri de galiba al aşığı ediyor. işte kullandığım şu klavye gibi…Kalemin salt yazı yazan basit bir eşya olmadığını,onun ulvi bir misyonu yüklendiğini hepimiz biliriz. Mana boyutunda kalemi hakkıyla anlatmak benim için çok zordur. Nitekim Levh-i mahfuzda ,insanların dünyadaki serüvenlerinin ,yaşayacağı serüvenin ,yaşayacağı imtihanın merhalelerinin yazıldığı kader defteri anılınca ,ilk akla gelen yine kalemdir. Her şeyi anlatan anlatıcı anlatabilir mi? Öge unsur olan bir sey temeli /geneli ihata edebilir mi?Müslüman’a ilk emir OKU dur ,okumanın önemi bilenle bilmeyenin bir olmayacağını vurgulayan ayette açık bir şekilde anlatılır. Peki okumak önemli,Oku çok oku denilir ,lakin yazmak okumaktan bir adım öndedir ,çünkü yazılmadan okunmaz..Yazı ve dahi kalem ilahi bir ikram dır.Eşyanın adı öğretilen akıl verilen insana ,göklerden gelen bir nimettir..Kalem beynimize duygularımıza düşüncelerimize tercümandır. Kalem insanla insan arasındaki bağın düğüm noktasıdır.Bizi gurbete götüren gurbetteki bize getiren yoldur..Kalem iletişimin karargâhıdır,kalem ilmin velut anası ,lisanın tercümanı fikirlerin babasıdır..Kalem ilim tarlasına bilgi tohumu atan eldir..Dilin tercümanı ya hareketler yada yazılar yani kalemdir. Kalem aracılığı ile çağlar öncesiyle ve sonrası ile bağ kurulabilir. Aklın göstergesi ilimse,ilmin göstergesi dil ise dilin ki yazı ise yazının piştiği ocak beyin ise ağza götürmek için kullandığımız kepçe de kaşık ta elde kalemdir..Fikti düşünceyi teşhir eden tabla kitap ve kalemdir..Kalem gönül mektubu akıl depomuzun musluğu bilği depomuzun anahtarıdır..Düşünceleri taşıyan kuryedir..Alın yazımızı yazan kalemdir,öğretmenin elinde bilgi akıtan ,mühendisin elinde proje üreten ,sevgilinin elinde aşkını ilan eden ,hakimin elinde adalet dağıtan kalemdir..Devlet başkanının elinde savaştır ,barıştır,topraktır hatta Yaratan ın elinde kaderi yazan kalem dir..

Kalem ile ilgili ayetler. “Yaratan Rabbinin adıyla oku!

O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır.

Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

O, insana bilmediklerini öğretti.” (Alak, 96/1-5) Bu âyetler Hz. Peygamber’e (asm) inen ilk vahiy olup, Peygamber’e ve onun şahsında tüm Müslümanlara okumayı emretmiş, onları kalemle yazmaya ve ilimde gelişip yetkinleşmeye teşvik etmiştir.


İlk vahyin “oku” emriyle başlaması ve bu emrin iki defa tekrar edilmesi, okumanın ve ilmin dinde ve insan hayatında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Kur’an’ın, canlılar arasında insanın farklı ve üstün yerini onun öğrenme özelliği ile tanımlaması son derece anlamlıdır.

Cebrail (as), Hz. Peygamber’e “Oku” dediğinde, o okuma işinin okuma – yazma bilenler tarafından yapılabileceğini düşünerek “Ben okuma bilmem” demişti. İşte 3. âyet, bir bakıma Resûl-i Ekrem’in bu dolaylı özür beyanına bir cevap olmaktadır. Buna göre Allah’ın keremi sonsuzdur; O, insanı “alak”tan yaratıp mükemmel bir varlık haline getiren ve peygamberlik gibi yüce bir makama kadar erdiren kudretiyle, dilediği kullarına normal yollardan, yani kalemi ve diğer bilgi malzemesini kullanarak bir hocadan bilgi almasını sağlayarak okumayı öğretir, ama O, kullarından dilediğine, bir öğretici ve öğrenim aracılığı olmadan bilgi öğretmeye de kadirdir.

 

4 ve 5. âyetlerde kalemin önemi vurgulanmıştır; çünkü kalemde sayılamayacak kadar çok ve büyük faydalar vardır. Kalem vasıtasıyla ilimler tedvin edilmiş, hikmetler kaydedilmiş, öncekilerle ilgili haberler, bilgiler zapt edilmiş, Allah tarafından indirilmiş olan kutsal kitaplar yazılmıştır; kısaca uygarlıklar kalem sayesinde süreklilik kazanmış, kuşaktan kuşağa aktarılmış; Allah kalem vasıtasıyla insana bilmediklerini öğreterek onu cehalet karanlığından kurtarmış, ilmin aydınlığına kavuşturmuştur.

 

 

Yazar // LeyL // www.sohbet.net

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir