Kitap, Televizyon ve Beden Dili

Montaigne, “Alışkanlık” Yazısında kötülüğü, şiddeti ifade ederken Shakespeare’in yaklaşımından pek de farklı bir yaklaşım sergilememişti. Peki, Shakespeare ne diyordu? “Yağmuru seviyorsun ama şemsiyeni açıyorsun. Güneşi seviyorsun ama gölgeye kaçıyorsun.”

Düşünce ve beden dili arasındaki çatışma gibi görünen Shakespeare’in bu tespiti dikkate değer.

Cervantes’in, Don Kişot ve Panza’sı şiddeti yok edeceklerdi, adalet getireceklerdi. Hamlet de, babasını öldüren annesi Gertruda’dan intikam almak istemişt… Corneille’nin Horace’sinin cinayeti… Faust’taki Mefistofeles’in şiddeti, Faust’un bilinçaltı şiddeti… Racine’in Andromakyo’daki Oreste’yi delirtmesi, Piyrus’u öldürtmesi… Victor Hugo’nun Jan Valjan’a çektirdiği eziyet.

Şiddet insanlar, satır aralarında okunan bu intikamları, cinnetleri, intiharları televizyon ekranından bütün çıplaklığıyla izliyor. Baudrillard “Olay” derken doğru söylemiş, artık senaryo veya film yok; gerçekler, hatta gerçekleştirilebilecekler var. Televizyondan önce kitaplar vardı ama hiç olmazsa şiddet gözükmüyordu. Bedenin hareketleri, koşul yatkınlığındaki şiddet hareketleri gözlerimizin önünde değildi.

İkinci süreç “Şidddet ve Beden” bağlamında görsel nitelik taşıyor. Ve tüm çıplaklığıyla beden dile geliyor, göndermeler yapıyor. Şöyle diyor: “Dışarıda sizi bekleyen bin bir türlü bela var, hazırlıklı ol, ezmezsen ezilirsin, vurmassan vurulursun!”

Günümüz insanlığı iletişimin fenafillahını yaşadığından olsa gerek, “Suç ve Ceza’daki Dostoyevski’nin Raskolnikov’una benziyor. İki arada bir derede, iyilikle kötülük arasında med cezir…
Arafta bir yaşam…

İletişim toplumunda beyin, komut verilip manipüle edilen ana merkezdir. Stephen King, Spielberg… En son lahuti özellikler taşıyan Dan Brown’ın Da Vinci’si Ya Agatha Christie! Her ikisi de televizyona aktarıldı. Parmak uçllu ip uçları, bedensel elektrik dalgaları, matriks… Öldürdüğü kişi düşman olduğu için nefret, insan olduğu için acıma hissi…

Çizgi filmlerde bolca “düşman” var. Bir kanalda yayınlanan geçmiş yılların Kızıl Baron’da 646 bedensel içerikli şiddet dili kullanılmış. “Dragon’un Gücü” 525 bedensel içerikli şiddet dili içeriyordu. Robocop 227 şiddet dili, “Action Man” 39 bedensel şiddet dili mesajları taşıyordu. Kurtlar Vadisi ve önceki Deli Yürek, ikisi birden bedensel içerikli 12 bin şiddet dili içeriyordu. Rambo bile 3 binlerde kalmıştı.

Öğretmen sınıfta “Yüksek sesle konuşmayın çocuklar!” derken Action Man ve Robocop çizgi filmlerindeki bağırmanın şiddeti normal ses standartının çok üzerindeymiş.

Görsel iletişim araçlarındaki TV ekranları kareler ceplere kadar girdi. Beyin şartlandırılarak tuzağa düşürülüyor insanlar… İyilik için her yolun denenebileceği mesajını verin, iletişim-haberleşme kutusundaki göndermeler “iyilik şiddeti” yaratıyor. Televizyon programlarında eğitsel içerikli şiddet işlenebilir mi? Şiddetin yürek parçalayan yönleri işlenip, ardından fon müziği eşliğinde şefkat ve masumiyet içerikli sahneler sunulursa, çocuk iliyiğin ruhuyla büyüyüp kötülükten uzak durabilir. Kötülüğün sessiz dili, şiddetin yol açıkları tarzında televizyon programları hazırlanabilir.

Kötülüğe karşı aynı kötülükle cevap verilmesi, şiddetin meşrulaştırılması anlamına gelir. Dikkat edilirse, Amerika’da yeni oluşturulan “iletişim yasası” bazı filmleri tedavülden kaldırdı, tıpkı miadı dolup bir kenara fırlatılan para gibi…

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir